KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/21323 E., 2011/4548 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2011
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 31.556.25 TL alacağın (ecrimisilin) faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların mirasbırakanı ... ...'dan miras kalan ... plakalı ticari taksinin davalılar tarafından kullanıldığını, davacının payını ödemediklerini belirterek, ıslah dilekçesi ile 31.556 TL alacağın tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevabında, son iki aya kadar davacının payını ödediklerini, belge almadıklarını beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulü ile 31.556. TL'nın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hükmü taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava konusu... plakalı ticari taksinin tarafların murisi ... ... adına kayıtlı iken trafikde davacı ve davalılar adına tescil edildiği ve davacının 3/8 payı olduğu anlaşılmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda aracın 18.3.2004-30.06.2008 arası 84.150 TL gelir getireceği, davacının payının 31.556 TL olduğu açıklanmıştır. Raporda, 2004-2008 yılları arasında toplam 1.530 günün, günlüğü 55 TL'dan hesaplanarak 84.150 TL rakamı elde edilmiştir.
Oysa, dava konusu aracın bizzat kullanımından elde edilen gelir değil, kira (işletme) gelirinden alacak talep edildiğine göre, raporda 4 yıl boyunca aynı miktarda gelir getirebileceği düşünülerek hesaplama yapılması ... görülmediğinden rapor bu haliyle hüküm kurmaya elverişli değildir.
Mahkemece, yeniden bilirkişi incelemesi yapılarak dava konusu ticari taksinin talep edilen her dönem için ayrı ayrı ekonomik göstergelerdeki değişim, aracın çalışma kapasitesi ile kazanç (ve masraf) durumu ve ÜFE artış oranları dikkate alınmak suretiyle getirebileceği kira geliri hesaplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/21323, K. 2011/4548, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama