KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/21635 E., 2010/21721 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2010
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 40.773 TL taviz alacağının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; ... ilçesi ... Köyünde kâin 203 ada 1 parsel sayılı ve 473,02 m² yüzölçümlü arsa niteliğindeki taşınmazın 911/2400 hissesinin davacı adına kayıtlı olduğunu, taşınmazdaki hissesini satmak isteyen davacıdan tapu kaydındaki ... Vakfına ait şerh nedeniyle 40.773 TL taviz bedeli alındığını, alınan bu paranın haksız olduğunu ileri sürerek; 40.773 TL’nin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili dilekçesinde; ... Vakfının sahih vakıflardan olduğunu, kaldı ki sahih ve gayri sahih vakıflardan taviz bedelinin alınmasının yasal bir zorunluluk olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, arsa niteliğindeki taşınmazın menşeinin miri arazi olup tahsisinin gayr-i sahih nitelikte olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosya içerisinde bulunan, taviz bedelinin yatırıldığını gösterir 23.07.2007 tarihli alındı belgesi ile davalı kurumun 13.08.2008 tarihli cevabi yazısı incelendiğinde; dava ile tahsili istenilen 40.773 TL taviz bedelinin, ... İlçesi ... Köyünde kâin 203 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar için yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, davaya konu edilen 203 ada 1 parsel ile dava dışı 203 ada 2 parsel için ayrı ayrı ne miktarda taviz bedeli yatırıldığının, davalı kurumun ... Bölge Müdürlüğünden sorularak tespit edilmesi ve ondan sonra hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/21635, K. 2010/21721, 27 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama