KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/21819 E., 2011/2761 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2011
Karar Metni
248 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı ekonomik sıkıntıda olduğunu ileri sürerek davalı ...'in ödemekte olduğu 100 TL yardım nafakasının 500 TL'ye çıkarılmasını ve diğer davalılardan aylık 500 TL yardım nafakasının tahsiline karar verilmesi istenmiştir.
Davalılar ..., ... ve ... davacının çocukları olduklarını, asgari ücretle çalıştıklarını bildirerek, yersiz olan davanın reddini, diğer davalı kardeşlerde davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısa kararda 3.fıkrada "Davalı ... ... hakkındaki davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile dava tarihinden itibaren aylık 150.00 TL yardım nafakasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine" şeklinde karar karar verilmesine rağmen gerekçeli kararda bu davalı hakkında herhangi bir hüküm tesis edilmemiştir. Bu şekilde hüküm kurmakla kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki doğurmuştur.
Kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkraları arasında çelişki bulunmaktadır.
10.4.1992 gün 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik bulunması hali bozma nedeni oluşturmaktadır.
Anılan İçtihat gereğince kısa kararla bağlı olmaksızın ve dosya münderecatına göre mahkemece bu hususlar gözönünde tutularak vicdani kanaate göre karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/21819, K. 2011/2761, 24 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama