KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/23006 E., 2011/8 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2011
Karar Metni
277 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 5.438,40 TL alacak için icra takibine vaki itirazın iptaline icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, icra inkar tazminatının reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada; davacının davalıya mali müşavirlik hizmeti verdiğini, bundan dolayı da 5.397 TL alacaklı bulunduğu ve davalı hakkında takip yapıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğu ileri sürülerek itirazın iptaline takibin devamına %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, davanın itirazının iptali yönünden kabulü, icra inkar tazminatı yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.HUMK'Nun 73 maddesine göre,
"kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut idda ve müdafalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hüküm veremez"Somut olayda; dava dilekçesi ve duruşma gününün davalıya bildirilmesine ilişkin davetiye parçasında "muhatap evde olmadığından mahalle muhtarı Cemalettin Meral'a tebliğ edildi" şeklinde tebliğ yapılmıştır. Bu tebligat Tebligat Kanununun 21 ve Tebligat tüzüğünün 28.maddesine aykırıdır.
Zira muhatabın evde bulunmamasının sebebi yazılmadığı gibi bu sebebi bilebilecek komşu, kapıcı yönetici v.s. kişilerden sorulmamış, 2 nolu ihbarname kapıya yapıştırılmamış, komşunun v.s. kişilerin imzaları alınmamış ve imzadan imtina edip etmedikleri yazılmamış olup, bu haliyle tebligat usulsüzdür, davadan davalı haberdar edilmeden dava davalının yokluğunda bitirilmiştir. bu şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/23006, K. 2011/8, 17 Ocak 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama