KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/2438 E., 2010/6602 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2010
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 16.592 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı (Kayyım İstanbul Defterdarı ) ... Mevkiinde bulunan ... ada ... parseldeki taşınmazda ... hisse maliklerinin gaip olması nedeniyle kayyım olarak atandığını, taşınmazın 112.50 m2.sinin davalı tarafından kullanımı nedeniyle 01.01.2002-31.09.2007 tarihleri arasındaki dönem için 16.925 TL ecrimisilin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabında, kayyımlığın kaldırılması için açtıkları davanın bekletici mesele yapılmasını ve davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1003-1189 sayılı kararı ile 3561 sayılı yasaya göre idare (yönetim) kayyımı değil ortaklığın giderilmesi davası için atanmış olduğundan temsil kayyımı olarak atandığını, temsil kayyımının ecrimisil isteyemeyeceği gerekçe gösterilerek aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
3561 Sayılı Mal Memurlarının Kayyım Tayin Edilmesine Dair Kanunun 1.ve 2.maddelerine göre; gaip kişilerin mal varlıkları üzerinde Hazine menfaatlerinin daha iyi korunmasını sağlamak üzere mahallin en büyük mal memurunun kayyım olarak atanacağı öngörülmüştür. Atanan kayyım gaip kişilerin kayyım atanmasından önceki dönemlere ilişkin menfaatlerini de korumaya yöneliktir.
Bu nedenle davacıya mehil verilip, yönetim kayyımı atanması sağlanmak gerekirken, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/2438, K. 2010/6602, 15 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama