KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/2908 E., 2010/3632 K.·Mahkemesi : ... Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2010
Karar Metni
334 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davacı kocanın ilk nafakanın hükmedildiği tarihe göre gelirinde azalma olduğu, nafaka ödemekte zorlandığı, davalı eş kadının ise, çalışarak gelir elde etmeye başladığı iddia olunarak aylık eş için 200 TL ve müşterek çocuklar için 75'... TL olan tedbir nafakalarının her biri için 50'şer TL'ye indirilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı, sağlığının iyi olmadığını davacının ... sürdüğü nedenlerin nafaka ödememek için gerçek dışı beyanlar olduğunu savunarak; haksız açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Kaldırılması istenen tedbir nafakası davalı kadının ayrı yaşamaktaki haklılığa ilişkin olarak verilmiştir. Tedbir nafakasının niteliği ve yasal düzenleme gereği davacı (...) evlilik birliğinin giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK.186/3). Davalı kadının belirli bir gelirinin olması dahi kocayı ortak giderlere (elektrik, su, telefon,yakıt, kira parası vs.) katılma yükümlülüğünden tamamen kurtarmaz.
Hakim, eşlerin birlikte yaşarken sürdükleri ... seviyesini ayrı yaşamaları halinde de korumaları gerektiğini gözetmelidir.
Somut olayda, davaya konu nafakanın takdir edildiği önceki ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/106 E-56 K.sayılı dosyasında ve ilamında; davacının babası ile birlikte sebzecilik ve pazarlamacılık yaptığı ikinci bir kadın getirmesi nedeniyle nafaka alacaklısı kadına ayrı yaşamada haklı olduğu gerekçesiyle tedbir nafakası bağlandığı anlaşılmaktadır. Davalı kadının müşterek dört çocuğu olduğu babasının yanında kaldığı ve hiçbir yerden gelirinin bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, tedbir nafakasının niteliği, günün ekonomik koşulları, davalı kadının ve çocukların ihtiyaçları nazara alındığında toplamda halen ödenen 350 TL nafaka miktarı hakkaniyete uygundur. Nafaka indirim şartları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, nafakanın indirilmesine karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/2908, K. 2010/3632, 4 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama