KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/3283 E., 2010/4081 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2010
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin tenfizi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davacı tarafından tavzihi istenmiş, tavzih talebinin reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, vasiyetnamenin yerine getirilmesi ve vasiyete konu taşınmazların (ada, parsel vs. belirtilerek) tapuda adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne ve ... 8. Noterliğince düzenlenmiş olan 30.03.1992 tarih 12113 yevmiye nolu vasiyetnamenin tenfizine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmeyerek 20.09.2006 tariihinde kesinleşmiştir.
Davacı, hükmün bu haliye tapuda infaz edilmediğinden ve işlem yapılmadığından söz ederek tavzih talebinde bulunmuş, mahkemece 20.01.2009 tarihli müteferrik karar ile talebin reddine karar verilmiş, hüküm tavzih talebinde bulunan davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hüküm açık olmaz, belirsiz olur veya birbiriyle çelişir fıkralar içerir ise tavzih yolu ile bunların giderilmesi mümkündür (HUMK 455.md.). Iki taraftan her biri belirsizliğin açıklığa kavuşturulmasını ve çelişkinin giderilmesini isteyebilir.
Somut olayda, hükümle davanın kabulüne dendiği halde, dava dilekçesindeki ada, pafta ve parselleri belirtilerek adlarına tapuda tescili istenen taşınmazların tapu kaydının iptali ile kim adına tapuya tesciline karar verildiği hüküm yerinde gösterilmemiş, sadece vasiyetnamenin tenfizine ifadesi ile yetinilmiştir. Hükmün bu haliyle infaz olanağı yoktur.
Bu durumda mahkemece, tavzih talebinin kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/3283, K. 2010/4081, 11 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama