KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/3384 E., 2010/6633 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Nisan 2010
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde muris ... tarafından düzenlenen vasiyetnamenin iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir. Davanın değeri itibariyle duruşma isteminin reddine karar verildi.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacılar vekili; müvekkillerinin babası ...' in ...Noterliğinde vasiyeti düzenlediği 18.3.2008 tarihinde temyiz kudretinden yoksun, yaşlı, yatağa bağlı hasta durumunda olduğunu belirterek, kanuna aykırı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taraflar ... noterliğinden düzenlenen 20/06/2008 günlü sözleşme ile babalarından kalan mirası, taksim ile bu parselde hak iddia etmeyeceklerini bildirmiş olmakla, vasiyetnameye muvafakat ettiklerinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre; tarafların ortak murisi ... ... Noterliğinde düzenlenen 18.03.2008 gün 06000 yevmiye numaralı vasiyetnamede; adına kayıtlı ... parselde kayıtlı ... numaralı meskeni davalı oğlu ...' e vasiyet etmiş, vefatı üzerine vasiyetname açılmak üzere sunulmakla, Adana 5. sulh hukuk mahkemesinin 2008/877-1240 E-K sayılı dosyasında dava dilekçesi davacılara tebliğ edilmiş, vasiyetnamenin iptali için, bu dava 20.08.2008 tarihinde açılmış ve dosyaya bildirilmiş, 28.8.2008 tarihinde ise vasiyetnamenin açılıp okunmasına karar verilmiştir.
Davanın tarafları vasiyetnamenin açılmasına dair duruşma davetiyesini tebliğ aldıktan sonra, Adana 14. noterliğinden düzenlenen 20.06.2008 günlü sözleşme ile mirası taksim etmişler ise de, taksim sözleşmesinde vasiyetname konusu davalı parsel yer almamıştır.
O halde, sözleşmenin son maddesinde diğer mirasçılardan hiçbir hak ve alacak talebinde bulunmayacakları taahhüdü, rızaen taksim ettikleri tereke mallarıyla ilgili olup, vasiyetnameye konu taşınmaza ilişkin değildir. Aksine taksim sözleşmesinde bu taşınmaz taksim dışı bırakılmakla, dava yolu açık tutularak, uyuşmazlığın halli mahkeme kararına bırakılmıştır.
O nedenle yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/3384, K. 2010/6633, 15 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama