KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/3779 E., 2010/5643 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2010
Karar Metni
319 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının açtığı boşanma davasının reddedildiğini, müvekkili ve çocuklarına toplam 300,00 TL.tedbir nafakasına hükmedildiğini, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiğini, müvekkilinin sabit bir geliri olmadığını, davalının, müvekkilini ve çocukları kaderlerine terk ettiğini beyanla davacı için ayda 350,00, müşterek çocuklardan ... için 250,00 ve ... için 150,00 TL.olmak üzere toplam 750,00 TL.aylık nafaka ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Davalı, duruşmalara gelmemiş, cevap vermemiştir.
Mahkemece, davacı ve çocuklara ödenen 300,00 TL.nafakanın, davalının ekonomik durumu ile orantılı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bir davada dayanılan maddi olguların hukuki nitelendirmesini yapmak, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin görevidir (HUMK.76.md)
Somut olayda, taraflar arasındaki boşanma davasının red ile sonuçlandığı, Yargıtay denetiminden geçerek 19.2.2009 tarihinde kesinleştiği, davacının ayrı yaşamada haklılık olgusunu boşanma davasından sonraki bu dava için de kanıtladığı anlaşılmaktadır.
Boşanma davası devam ederken verilen tedbir nafakası, davanın devamı süresince gerekli olan geçici önlemlerdendir (MK.169.md).
Bu davada ise, red ile sonuçlanan boşanma davası sonrasında, ayrı yaşamada haklılık nedeniyle tedbir nafakası istenilmiştir.
Mahkemece, davanın boşanmayla birlikte verilen tedbir nafakasının artırımı davası olarak yanılgılı hukuki nitelendirmesi sonucu davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
O halde, ayrı yaşamakta haklı olan davacı kadın ve müşterek çocuklar lehine hakkaniyete uygun bir miktar tedbir nafakasına hükmetmek (davalının maaşından, önceki tedbir nafakası kesintisinin, boşanma davasının kesinleşmesi nedeniyle kalkacağı da nazara alınarak) gerekirken yazılı ve yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/3779, K. 2010/5643, 1 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama