KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/4441 E., 2010/5864 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 5.000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dava, yayın yoluyla kişilik hakkına saldırılması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı tüzel kişinin manevi tazminat isteme hakkı bulunmadığı belirtilerek aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat, duyulan veya duyulacak elem ve acıya karşılık olarak takdir edilen bir para veya edimdir. Objektif görüşe göre, manevi zarar kişilikte objektif bakımdan oluşan bir eksilmedir. Bu bakımdan temyiz kudretine haiz olmayanlar, cenin ve tüzel kişiler dahi manevi tazminat isteyebilir. Sübjektif görüşe göre ise, manevi zarar kişilik hakkı saldırıya uğrayanın psikolojik varlığında bir eksilmedir.
Türk hukuk uygulamasında objektif görüş kabul edildiğinden, kişilik haklarından yararlandıkları ölçüde tüzel kişiler de BK. nun 49. maddesindeki koşulların gerçekleştiği durumlarda manevi tazminat isteyebilirler. Diğer bir anlatımla tüzel kişiler, nitelikçe gerçek kişilerin kişiliklerine özge olanların dışında kişilik haklarına sahip olup, bunlara saldırı durumunda manevi tazminat istemeleri olanaklıdır.
Somut olayda davacı kurumun tüzel kişiliği bulunmakta olup, kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemesi karşısında, işin esası incelenerek varılacak uygun sonuç çevresinde bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece açıklanan olgular gözetilmeksizin davanın reddedilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/4441, K. 2010/5864, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama