KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/4856 E., 2010/6591 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2010
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde itirazın iptali icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, davalı hakkında ... E.sayılı icra takibi yapıldığı, davalının borca itiraz ettiği ileri sürülerek itirazın iptali istenilmiş; mahkemece, davacı idarenin emlak vergisi, çevre temizlik vergisi ve ferileri yönünden alacaklı bulunduğu, dava dilekçesinde su borcunun varlığı yönünde talepte bulunulmadığı, yargılama aşamasında ki (alacağın büyük kısmını oluşturan) su borcuna ilişkin talebe davalı tarafça olur verilmediği gerekçeleriyle sadece vergi alacakları yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, dava dilekçesinde açıkça su borcunun varlığından bahsedilerek itirazın iptali istenilmemiş ise de; davada, (genel olarak) davalının aleyhine yapılan icra takibinde 3.889,57 TL.borca itiraz ettiği ileri sürülerek (bu miktar alacak yönünden) itirazın iptali istenilmiştir. Dilekçede bir kısım alacağa ilişkin açıklamalarda bulunulmuş ve bir kısım (su borcu) alacak yönünden izahta bulunulmamış olması bu alacak kısmı için talepte bulunulmadığını göstermez.
Nitekim, dava dilekçesinde takibe ve itiraza konu borç miktarı olarak 3.889,57 TL.nin gösterildiği ve icra takip talebinde de toplam alacak tutarının 3.889,57 TL.olduğu, alacak niteliği olarak su bedelinin açıkça ifade edilmiş bulunduğu ve de davalının tüm alacak kalemlerine itiraz ettiği buna karşın genel olarak itirazın iptalinin istendiği gözetildiğinde; davanın, kısmen itirazının iptaline yönelik olmadığı, tüm alacaklar yönünden itirazın iptalinin istendiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu sadece vergi alacakları yönünden itirazın iptaline karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/4856, K. 2010/6591, 13 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama