KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/5081 E., 2010/6961 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2010
Karar Metni
264 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, tarafların evli olup ayrı yaşadıklarını beyan ederek 500 TL. tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı savunmasında davacının haksız olarak müşterek evi terk etmesi nedeniyle ayrı yaşamada haklı olmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece, taraflar arasındaki boşanma davasının reddedilmesinden sonra bir araya gelemediklerinin her iki tarafça da kabul edilmesi nedeni ile davacı tarafın ayrı yaşamasını haklı kılacak bir nedenin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, tarafların karşılıklı olarak açmış olduğu boşanma davasının reddine ilişkin kararın bu davanın açılmasından önce kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Aleyhine boşanma davası açılan eş kural olarak ayrı yaşama hakkına sahiptir. Ancak, bu dava sonuçlandıktan sonra tedbir nafakası talep eden için salt boşanma davası açılması dışında başka bir sebeple ayrı yaşama hakkının bulunduğunun kanıtlanması gerekir.
Somut olayda tarafların karşılıklı olarak açmış oldukları boşanma davası reddolunmuştur. Bu durumda evlilik birliğini kurma görevi boşanma davası reddolunmakla kusurlu duruma düşen kocaya düşer. Koca tarafından da evlilik birliğinin kurulması için herhangi bir çaba sarf edilmemiştir. Taraflar ayrı yaşamakta olup, davacı ayrı yaşamakta haklıdır. Davacı yararına hakkaniyete uygun bir miktarda nafakaya hükmolunması gerekirken davanın reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/5081, K. 2010/6961, 20 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama