KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/5116 E., 2010/8372 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 6.250 TL maddi manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının maddi tazminata yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
Dava, haksız haciz nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının manevi tazminatla sorumluluğuna karar verilmiştir.
Taraflar arasında kredi kartı sözleşmesi bulunduğu, davalı tarafından davacı hakkında kredi kartı borcu nedeniyle icra takibi yapıldığı, davacı adresine gönderilen ödeme emrinin aynı adreste oturan damadına tebliğ edildiği, davacı adına kayıtlı taşınmazın tapu kaydına haciz konulduğu, davacının icra borcunu ödediği ve daha sonra davalıdan istirdat ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının sözleşme nedeniyle kredi kartı borçlusu olması, davalının bu alacağı nedeniyle takip yapması, haciz işleminin fiili olmayıp kaydi haciz niteliği taşıması, bu takip ve haciz işleminde hukuka uygunluk bulunması olguları ile dosya içeriği incelenip değerlendirildiğinde icra takibi ve kaydi haciz yapılmasının hukuka aykırı olmadığı ve kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı belirgindir.
Kredi kartının davacının damadına teslim edilmesi, tebligatın da aynı kişiye yapılması olguları sözleşme nedeniyle borçlu olan davacı hakkındaki icra takibini ve hacizi haksız hale getirmez. Aynı şekilde kredi kartı harcamalarını davacının yapmadığına ilişkin iddia ve istirdat olgusu da damat-kayınpeder akrabalık ilişkisi gözetildiğinde davalı alacaklının eyleminin hukuka aykırı olduğunu göstermez.
Şu durum karşısında manevi tazminat koşulları bulunmadığı nedeniyle davanın reddedilmesi gerekirken, mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/5116, K. 2010/8372, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama