KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/5940 E., 2010/9136 K.·Mahkemesi :tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mayıs 2010
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak 7.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, dava dışı müteahhitten satın aldığı dairenin arsa maliki davalılar tarafından Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi fesih edilerek adlarına kayıt ettirildiği ileri sürülerek daire için yapılan iyileştirme bedelinden şimdilik 7000,00 TL’nin tahsili istenilmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı kanun ile değişik; 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 23. maddesinin 1. fıkrasında "Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı" belirtilmiştir.
Kural olarak, uyuşmazlığın tüketici mahkemelerinde görülmesi için geçerli bir sözleşme olması gerekir. Somut olayda, temyize konu bu davada, taraflar arasında düzenlenmiş geçerli bir satış sözleşmesi bulunmamaktadır. Bu nedenle 4822 sayılı kanun ile değişik, 4077 sayılı kanundan kaynaklanan bir uyuşmazlık yoktur.
Dava Borçlar Kanununun Genel Hükümlerine göre açılmış sebepsiz zenginleşme nedeniyle yapılan masrafların tahsili isteğine ilişkindir. Öyle ise mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/5940, K. 2010/9136, 24 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama