KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/6097 E., 2010/7667 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2010
Karar Metni
278 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde ihtiyati haciz istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı banka, 09.08.2007 tarihli Gayrinakdi Çek kredi sözleşmesi ile borçlu ... lehine kredi açılıp kullandırıldığını, diğer borçluların müşterek borçlu-müteselsil kefil oduklarını, borcun ödenmemesi üzerine 27.02.2009 tarihli ihtarname ile alacağın muaccel olduğunu, borçluların mallarını kaçırma ihtimali olduğunu ileri sürerek, menkul ve gayrimenkul mallarıyla 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, hacze konu borcun var olup olmadığı, var ise tespit edilmesinin gerekip gerekmediğinin yargılamayı gerektirdiği, ayrıca borçlunun malları kaçırdığına ilişkin bir belgenin dilekçeye eklenmediği ve davacının iddiasını ispat edemediğinden talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İhtiyati haczin şartları İİK.nun 257. maddesinde sıralanmıştır. Buna göre “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya 3. şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.”
Bu durumda alacağın muaccel hale gelmesi, böyle bir kararın verilebilmesinin gerekli şartlarından biridir. Somut olayda ihtiyati haciz talep eden davacı banka, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamesini tebliğ etmiş olup, miktarın belirli olan bu alacak şekilde muaccel olduktan sonra ihtiyati haciz isteminde bulunulmuştur.
Bu durumda İİK.nuın 257. md. hükmü koşullarından biri olan alacağın muaccel olması koşulu ile alacağın ipotek ile temin edilmemesi koşulu somut olayda gerçekleşmiş olup, mahkemece talebin kabulü gerekirken, yazılı gerekçelerle reddi şeklinde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/6097, K. 2010/7667, 29 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama