KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/6112 E., 2010/9460 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2010
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 2000 TL ıslahla 5000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı, davalıların çiftçilik atölyesi işyerinde 3.5.1994 tarihinde bekçi olarak çalışmaya başladığını, 1.4.2006 tarihinde haksız yere işten çıkarıldığını, işyerinde bekçilik dışında özel şoförlük, traktörle işçileri götürüp getirme işlerini de yaptığını ileri sürerek, 200 TL kıdem, 300 TL ihbar tazminatı, 500 TL fazla çalışma alacağı, 200 TL yıllık ücretli izin alacağı, 400 TL tatil ücreti ve 400 TL genel tatil ücreti olmak üzere toplam 2000 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, işyerini davacının kendisinin terk ettiğini, fazla çalışmayı gerektiren işlerde çalışmadığını, ücretlerinin eksiksiz ödendiğini bildirerek, yersiz olan davanını reddini dilemişlerdir.
Mahkemece hizmet akdini kendi iradesi ile sona erdiren davacının davasının reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarım işçisi olup, tarım işçisi sıfatıyla hizmet sözleşmesine tabidir. Borçlar Kanununun 313. maddesinde "Hizmet akdi, bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayrimuayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeyi taahhüt eder" hükmü getirilmiştir. Aynı yasanın 340.maddesinde fesih, ihbar ve kanuni süreler belirlenmiştir.
Davacının talepleri Borçlar Kanununun 313 vd. maddeleri kapsamındadır. Mahkemece davacı taleplerinin ilgili yasa kapsamında değerlendirilerek, taraf delilleri toplanmak suretiyle gerektiğinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/6112, K. 2010/9460, 27 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama