KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/6597 E., 2010/15347 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Eylül 2010
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde site genel kurul toplantı tutanağının iptali istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davacılar vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davacı vek. Av. ... geldi. Aleyhine temyiz olunan Davalı vek. Av. ... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili dilekçesi ile; 01.03.2008 tarihinde Mersin Sanayi Sitesi Kat Malikleri Kurulunun birinci toplantısında çoğunluk sağlanamadığından dolayı yapılan ikinci toplantısında; davacılardan oluşan listenin 182 oy aldığını ve yönetime seçildiğini; ancak, daha sonra davalıların (eski yönetimin), yönetimi davacılara devir ve teslim etmediğini, bu durumun yasalara aykırı olduğunu iddia ederek; (davacıların yasal yönetici olduğunun tespitine), sonradan düzenlenen genel kurul toplantı tutanağının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece; 01.03.2008 tarihli olağan kat malikleri kurulu toplantısında çoğunluğun sağlanamadığı anlaşıldığından Mersin Küçük Sanayi Sitesine yönetici ve yönetim kurulu seçilemediğinin tespitine; bu nedenle, açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada; birden çok parsel üzerinde kurulu olan sitede, 01.03.2008 tarihli yapılan genel kurul toplantısında; yönetici seçimine ilişkin alınan kararın geçerli olduğunun tespiti istenilmektedir.
Yerleşik Yargıtay kararlarına göre birden çok parsel üzerinde kurulu bulunan yapılarda kat mülkiyeti kurulmuş olsa bile ortak yönetimden kaynaklanan uyuşmazlıkların genel hükümler çerçevesinde ve uyuşmazlık konusunun miktarına göre görevli Sulh veya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılıp çözümlenmesi gerekir. Kat Mülkiyet Kanunu ancak tek parsel üzerindeki yapı veya yapılar bakımından uygulanabilir.
Somut olayda davanın konusu para ya da para ile ölçülebilen davalardan değildir. Bu durumda Asliye Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Mahkemesinin görevi ise istisna niteliğinde olup, konusu para olmayan ya da para ile değerlendirilemeyen davalar ile yasanın açık bir biçimde Sulh Mahkemesini görevlendirmediği bütün davaların Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gözetilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi yanlış olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/6597, K. 2010/15347, 28 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama