İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /3. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 3. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/6993 K.2010/8190

Dava dilekçesinde toplam 9.700 lira avukatlık ücretinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. davalılardan ..., ... ve ... hakkındaki…

Esas2010/6993Karar2010/8190Tarih6 Mayıs 2010Okuma4 dk · 810 kelime

KÜNYE

3. Hukuk Dairesi 2010/6993 E., 2010/8190 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Mayıs 2010
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

810 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Dava dilekçesinde toplam 9.700 lira avukatlık ücretinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. davalılardan ..., ... ve ... hakkındaki temyiz isteminin miktar itibariyle reddine dair ek karar yeniden ilgili davalılarca temyiz edilmiştir.

YARGITAY KARARI

Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. 1-Davalılar ..., ... ve ... yönünden temyiz isteminin reddine dair ek karar doğru bulunmakla oybirliği ile onanmasına karar vermek gerekmiştir. 2-Davalılar ... ve ... yönünden ise;

Davacı, davalıların avukatı olarak görev yaptığı tazminat davasında, kendisine yazılı bildirimde bulunulmadan dolayısı ile muvafakatı alınmadan ikinci bir avukatın görevlendirilmesi nedeniyle avukatlıktan çekildiğini sonrasında da davalıların kendisini vekillikten azlettiklerini ileri sürerek asgari avukatlık ücretini, azil tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini istemiş;

mahkemece, davalıların davacı avukat yanında ikinci bir avukat görevlendirmeden önce yazılı muvafakat almadıkları, böylece davacı avukatın vekillikten çekilmesinin haklı olduğu ayrıca, davalıların sebepsiz vekillikten azletmelerinin ise haksız bulunduğu böylece davacının A.A.Ü.Tarifesince ücrete hak kazandığı gerekçesiyle, davanın kabulüyle, davalılar ... yönünden 5100 TL.nin, davalı ... yönünden 2800 TL.nin (diğer davalılar yönünden ise 600'er TL.nin ayrı ayrı) dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.

Uyuşmazlık, davacı avukatın ikinci avukatın atandığını öğrendiği tarihten itibaren makul süre içerisinde ve haklı nedenle avukatlıktan çekilip çekilmediği ve ayrıca haksız bir azilin bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.

Avukatlık Yasasının 172.maddesinde; "İş sahibi, ilk anlaşmayı yaptığı avukatının yazılı muvafakatı ile başka avukatları da işin kovuşturma ve savunmasına katabilir. İş sahibi muvafakat etmeyen avukata ücretin tamamını ödemekle yükümlüdür..." Yine aynı yasanın 174.maddesi uyarınca, "Üzerine aldığı işi haklı bir sebep olmaksızın takipten vazgeçen avukat hiçbir ücret isteyemez ve peşin aldığı ücreti geri vermek zorundadır. Avukatın azli halinde ücretin tamamı verilir. Şu kadar ki, avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmiş ise ücretin ödenmesi gerekmez..." düzenlemesi yer almıştır.

Somut olayda, davalılar 11 Ağustos 2008 tarihli vekaletname ile ikinci bir avukat tayin etmiş, vekaletname 18 Eylül 2008 tarihinde dosyaya sunulmuş ve bu avukat ilgili tazminat davasında davacı avukatla birlikte 30 Ekim 2008 tarihinde duruşmalara katılmış, 10 Şubat 2009 tarihli oturumda ise davacı avukat, ikinci bir avukat tayini için kendisinden yazılı olur alınmadığını belirterek vekillikten çekilmiş daha sonra ise, davalılar avukatı azletmişlerdir.

Yukarıda aktarılan yasal düzenlemeler ışığında kural olarak, davacı taraf adil yargılanma ve savunma hakkının bir gereği olarak, işi bir ya da birden fazla avukata verilebilir. Aynı şekilde ilk vekaletin (avukat yada avukatların) yanında başka bir avukat veya avukatlara da vekalet verebilir. Ayrıca ilk avukatı azledip, başka bir avukata görev verebilir.

HGK'nun 30.5.2007 gün, 13-305 Esas, 313 sayılı kararında da benimsendiği üzere; davacı taraf, davasını ilk avukatı ile yürütürken sonradan başkaca avukat görevlendirmek istediğinde ilk avukata, en geç bir hafta içerisinde cevap verilmek üzere bu duruma olur verilip verilmeyeceğini "yazılı olarak" bildirmesi gerekir. Bu süre içerisinde avukat cevap vermez veya olumlu cevap verirse, tüm avukatlar davayı birlikte yürütür. Aksi takdirde olumsuz yanıt verilmesi halinde vekille müvekkili arasındaki vekalet akdi kendiliğinden sona erer.

Ne var ki somut olayda olduğu gibi ilk avukata böyle bir "yazılı" tebliğ yapılmamış ise, ikinci bir avukat görevlendirmesi yapıldığını kendiliğinden öğrenen avukat, durumu öğrendiği andan itibaren muvafakat vermediğini davacı tarafa (ya da vekiline) derhal bildirebileceği gibi, öğrenme tarihinden itibaren makul (bir süre içerisinde bu duruma olur vermediğini yine "yazılı olarak" müvekkiline bildirmesi gerekir. Bildirmediği takdirde, ikinci avukat görevlendirmesine (zımnen de olsa) olur verildiği anlaşılır. Dolayısı ile sonradan bu konuyu ileri sürerek haklı olduğundan bahisle üstlendiği vekalet görevini yerine getirmekten çekinemez (Bkz. Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü , 2001 c.v. Sh. 5377 vd).

Sözkonusu uyuşmazlıkta da her ne kadar ikinci avukat görevlendirildiği davacı avukata yazılı olarak bildirilmemiş ise de, ikinci görevlendirmeye dair vekaletnamenin ilgili dava dosyasına 18 Eylül 2008 tarihinde ibraz edildiği , sonrasında davacının ikinci avukatla birlikte 30 Ekim 2008 tarihinde duruşmalara katıldığı aradan yaklaşık 4 ay gibi (makul olmayan bir süre geçtikten sonra) 10 Şubat 2009 tarihli oturumda yazılı bildirimde bulunulmadığı ve bu duruma olur verilmediği ileri sürülerek vekalet görevinden istifa edildiği bildirilmiştir.

Gelişen bu süreç gözetildiğinde davacının istifası yasal bağlamda haklı bir gerekçeye dayanmamaktadır. Olayı öğrenmesinden çok uzun bir süre bu duruma ses çıkarmayarak üstü kapalı şekilde olur verildikten sonra salt yazılı bildirimde bulunmadığı iddiasıyla üstlenilen vekalet görevinin yerine getirilmesinden çekilme, hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olup yasal olarak korunmaya değer görülemez.

Diğer taraftan davacı avukatın istifası müvekkilinin kabulüne bağlı olmadığından, vekalet sözleşmesini tek taraflı olarak sona erdireceğinden, bundan sonrasında vekalet verenlerin (davalıların) vekillerini azletmiş olmaları tarafların haklı yada haksız oldukları hususunda sonuca etkili bulunmamaktadır. Kaldı ki davacı avukat yukarıda açıklandığı üzere haksız olarak görevini yapmaktan çekildiğine göre buna dayalı olarak görevden kaçınan avukatın azledilmiş olması haklı bir uygulama olarak kabul edilmesi gerekir. Delillerin yanılgılı değerlendirilmesi sonucu davanın kabulü doğru görülmemiş, temyiz eden davalılar ... ve ... yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/6993, K. 2010/8190, 6 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/6993
Karar No
2010/8190
Tarih
6 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/6993 K.2010/9070
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/6994 K.2010/5953
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/6994 K.2010/8191
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2010/6995 K.2010/9888
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/6995 K.2010/7730
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2010/6995 K.2010/8682

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.