KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/7256 E., 2010/8796 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
Karar Metni
312 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3.000 TL manevi tazminatın yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde, tarafların önceye dayalı arkadaş oldukları sonradan bu arkadaşlıklarının bozulduğunu, olay günü,davalının davacıyı çantası ile başına vurarak yere düşürdüğünü beyan ederek 3000 TL. manevi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davalı bu eylem nedeni ile ceza mahkemesinde mahkum olmuş ve mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Sulh Ceza Mahkemesinin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararı, haksız fiilin subutu konusunda kesin delil teşkil etmediği , davalının davacıya müessir fiilde bulunduğuna ilişkin iddiadan başka somut delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar ceza hakiminin mahkumiyet ve beraate ilişkin olarak verdiği karar ,kusurun varlığı, nispeti, zarar miktarı gibi konularda hukuk hakimini bağlamaz (BK.md.53) ise de , gerek öğretide ve gerekse de Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, mahkumiyet kararının ,o fiilin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından, hukuk hakimini bağlayıcı vasıfta olduğu kabul edilmektedir.
Somut olayda, davalının ceza mahkemesi kararı ile dava konusu tazminata konu eylemi gerçekleştirdikleri ve o fiilin hukuka aykırı olduğu sabit bulunmaktadır.Ceza Mahkemesi tarafından 4616 sayılı Kanun gereğince verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar” cezanın infazına ilişkin bir husustur. Yoksa bu karar eylemin hukuka aykırılığını etkilemez.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gereğince yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/7256, K. 2010/8796, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama