KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/7762 E., 2010/8666 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3.180 lira miras payına ilişkin alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, tarafların kök murisine ait 35.000 TL paranın murisin davalı yanında ikamet etmesi ( ve orada vefaatı nedeniyle) davalıda kaldığı davacı payına isabet eden 3180 TL'nin verilmediği ileri sürülerek alacağın tahsili istenilmiş, mahkemece davalı tanık beyanları gözetilerek, muristen intikal eden paranın iddia edildiği tutarda olmadığı, kalan paranın cenaze ve dini giderlere harcandığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Oysa mahkemece incelenen, diğer bir kardeşin davalı aleyhine açtığı aynı miktar paraya ilişkin, Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2006/1578 E. 1778 K.sayılı yargıtay denetimden geçerek kesinleşen ilamında, uyuşmazlığa konu 35.000 TL paradan, 4.000 TL'nın davalı tarafça cenaze masraflarına harcandığı bakiye 31.000 TL nin davalı uhdesinde kaldığı tespit edilerek davacı paydaşın payının tahsiline karar verilmiştir. Kesinleşmiş bu hüküm diğer paydaşlar bu arada davacı içinde kesin delil mahiyetinde olup mahkemeyi bağlayıcıdır. Kaldı ki davacı tanıkları iddiayı doğruladığı gibi, davalı tanıklarının miktar itibariyle tutarsız ve birbiriyle çelişkili beyanları da hükme esas alınamaz.
Mahkemece kesin delil (kesinleşmiş hüküm) öncelikle dikkate alınıp alacağın kısmen de olsa kabulüne karar verilmesi gerekirken tümüyle red yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/7762, K. 2010/8666, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama