KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/7822 E., 2010/10667 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
Karar Metni
247 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 5.000,00 lira manevi tazminat faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili- davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, basın yoluyla kişilik hakkına saldırılması nedeniyle manevi tazminat ve kararın yayımı istemine ilişkindir.
BK’nun 49.maddesinde, hâkimin tazminatın ödenmesi yerine diğer bir yaptırıma veya ilave bir yaptırıma karar verebileceği gibi, kişilik hakkına saldırıyı kınayan bir hüküm de kurabileceği açıklanmıştır. Somut olayda davacı, tazminat yanında kararın yayımını da istediğine göre, Sulh Mahkemesinin görevli olup olmadığının incelenmesi gerekir.
HUMK’ nun 8/1.bendinde Sulh Mahkemesinin görevli olduğu dava değeri belirtilmiş, 2. bentte ise, dava değerine bakılmaksızın görevli olduğu davalar sıralanmıştır. Bu bentte sayılmayan ve yasada açıkça Sulh Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmeyen davalarda Asliye Mahkemesi görevli bulunmaktadır. Saldırının kınanması veya kararın yayımı gibi istemlerin bulunduğu davalar, HUMK’nun 8/2.bendinde sayılan davalar arasında yer almamaktadır. Tazminatla birlikte olsun veya olmasın bu gibi istemlere ilişkin davalarda görevli mahkeme, dava değerine göre de belirlenemez. O halde, BK'nun 49.maddesinde belirtilen yaptırım ve kınama istemli davaların Asliye Mahkemesinde sonuçlandırılması gerekmektedir.
Mahkemece görev yönü incelenmeden işin esası ile ilgili hüküm kurulması doğru değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/7822, K. 2010/10667, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama