KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/8007 E., 2010/11463 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2010
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3.000 TL alacağın tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptali ile icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davacı tellal ile davalı mülk sahibi arasında imzalanan tellallık sözleşmesinin 3. maddesine göre, akdin tamamlanmasından sonra alıcı ve satıcıdan birisinin alım satımdan haksız olarak vazgeçmesi halinde diğer tarafın ve tellalın uğrayacağı her türlü zararı ödemekle yükümlü olduğunun kararlaştırıldığını, aynı sözleşmenin özel şartlar kısmında ise komisyon bedelinin 3.000 TL olarak belirlendiğini, ancak haklı bir sebep olmadan gayrimenkulünü satmaktan vazgeçen davalının komisyon bedelini ödemediği gibi başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %40’ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı alıcının, sözleşme ile kararlaştırılan satış bedelini karşılayamayacağını belirterek satıştan vazgeçtiğini, satışın gerçekleşmemesinde davalının bir kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; sözleşmenin 3. maddesi gereğince, satıştan kim vazgeçerse geçsin tellalın kararlaştırılan komisyon bedeline hak kazanacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
... Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür
Taraflar arasında yapılan tellallık sözleşmesi, davalıya ait dairenin dava dışı alıcıya satışı için yapılmıştır. Sözleşmeye konu dairenin dava dışı alıcıya satılmadığı, taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı, dava dışı alıcıya dairenin satısına aracılık ettiğini, ancak davalının satıştan haksız olarak vazgeçmesi nedeniyle sözleşmenin 3. maddesi gereğince ücrete hak kazandığını iddia etmiş, davalı ise dairenin satışından dava dışı alıcının vazgeçtiğini savunmuştur.
Şu halde davacı iddiasını, kanıtlamak zorundadır.
Mahkemece, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; davacının davalıdan isteyebileceği komisyon ücreti, kararlaştırılan komisyon bedelinin ½ sine tekabül eden 1.500 TL olup bunun üstündeki kararlaştırma, değişik anlatımla dava dışı alıcının ödeyeceği tellallık ücretinin davalıdan istenmesi cezai şart niteliğindedir. Bu itibarla cezai şart niteliğinde olan; dava dışı alıcının ödemesi gereken ücretin, fahiş olup olmadığı hususunda BK. nun 161/son maddesinin hükümlerine göre araştırma yapılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekir. Değinilen bu yönün de göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/8007, K. 2010/11463, 28 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama