KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/847 E., 2010/11122 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2010
Karar Metni
216 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3000 lira manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, davalı tarafından davacının işyerine ödeme emri gönderilmesi nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmiştir. Davacı ile benzer isimli abone hakkında telefon borcu nedeniyle başka şehirde icra takibi yapıldığı, SGK.dan isim benzerliği nedeniyle davacının adresi belirlenerek ödeme emri tebliğ edildiği, davacının takibe itiraz ederek borçla ilgisi bulunmadığını bildirdiği, takibin zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır.
Takip konusu borcun cüzi miktarda bulunması, davacı adresinin resmi kurumdan belirlenmesi, haciz yoluna gidilmemiş olması ve isim benzerliği bulunması olguları ile dosya içeriği incelenip değerlendirildiğinde davalının sadece ödeme emri göndermekten ibaret olan eyleminin hukuki sınırlar içinde ve alacak tahsiline yönelik bulunduğu, kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Şu durum karşısında manevi tazminat koşulları bulunmadığı nedeniyle davanın rededilmesi gerekirken, mahkemece davalının sorumluluğuna karar verilmesi bozma nedenidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/847, K. 2010/11122, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama