KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/9098 E., 2010/9256 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2010
Karar Metni
243 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 5.900.00 lira alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada; davalının ve dava dışı 3.şahsın birlikte hareket ederek gerçekte altın olmadığı halde altınmış gibi göstererek davacıyı dolandırmak suretiyle kol saati sattıkları davacının saat bedeli olarak 5.900 TL ödediği, oysa gerçek değerinin 10 TL olduğu, böylece uğranılan zararın tazmin edilmesi gerektiği ileri sürülerek 5.900 TL tazminatın tahsili istenilmiştir.
Mahkemece; saat bedelinin davalıya değil, dava dışı 3.kişiye verildiği böylece davalının sebepsiz Zenginleşen konumunda olmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Olayları izah taraflara, hukuki nitelemede bulunmak hakime ait bir görevdir (HUMK md.74).
Somut olayda; davalı ve arkadaşının davacıyı dolandırma eylemine dayalı olarak tazminat istendiğine göre uyuşmazlığın sebepsiz zenginleşme (BK.mad.61) değil, haksız fiile dayanan (BK.mad.41) tazminat talebi olduğu gözetilmeden hukuki nitelemede yanılgıya düşülerek istemin reddi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davalı hakkında dolandırıcılık eyleminden dolayı iddia sabit görülerek ilgili ceza mahkemesince mahkumiyet kararı verildiği dikkate alınıp, haksız eylemi birlikte gerçekleştiren sıfatıyla (BK 50) davalının doğan zarardan müteselsilen sorumlu olduğu kabul edilerek tazminine karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/9098, K. 2010/9256, 25 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama