KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/9233 E., 2010/10143 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2010
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde resmi senedin iptalimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının babasından kalan 10 adet taşınmaz ile ilgili olarak davalının davacı aleyhine açtığı tapu iptal -tescil davasında davalının ibraz etiği 10.5.1991 tarihli satış vaadi sözleşmesinde davacının isminin altında bulunan parmak izinin davacıya ait olmadığının ve sözleşmenin sahte olduğunun belirtilmesi üzerine tapu iptal- tescil davasına bakan mahkemece verilen ara kararı gereğince dava konusu senedin sahte olduğunun tespitini ve iptalini talep etmiştir.
Mahkemece; Adli Tıp raporuna göre parmak izinin davacıya ait olup olmadığının belli olmadığı, tapu iptal - tescil davasında ise davacının parmak bastığının kabul etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından davacı aleyhine açılan tapu iptal tescil davasında davalının dayandığı 10.5.1991 tarihli satış vaadi sözleşmesi gereğince davacıdan satın alıp bedelini ödediği taşınmazların adına tescilini talep etmiş, mahkemece yargılama sırasında 15.12.2005 tarihli celsede satış vaadi sözlşemesinin sahte olduğunun ileri sürülmesi karşısında yasal yollara müracaat edilmesi için kesin süre verilmiş ve davacı ... tarafından senedin sahte olduğunun tespiti ve iptali ile ilgili bu dava açılmıştır.
Davalının açtığı tapu iptal- tescil davasında savunma kanıtı olarak ibraz edilen senedin geçerli olmadığı iddiasının o davada inceleme ve değerlendirme olanağı vardır. Açılmış ve görülmekte olan bir davada iddia ve savunma olarak ileri sürülen konular için ayrı bir tespit davası açmakta "hukuki yarar" yoktur.
Bu nedenle davacının açtığı senet iptali davasının hukuki yararı olmadığı gerekçesi ile reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece; ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değilse de sonuç itibariyle davanın reddine ilişkin kurulan hükümde isabetsizlik görülmediğinden gerekçe değiştirilerek hükmün onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/9233, K. 2010/10143, 8 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama