KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2010/988 E., 2010/1557 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2010
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı davalı eşinin hakaret ettiğini, başka kadınlarla telefonla konuştuğunu, birlikte yaşamın çekilmez hale geldiğini ve çocuğuyla babasının evine sığındığını öne sürerek, kendisi için aylık 400 TL, müşterek çocuk için 200 TL tedbir nafakasının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece davacının ayrı yaşama hakkı olduğu kabul edilmiş olduğu halde davacının işçi olarak çalıştığı aylık gelirinin 500 TL olduğu, davalının işsiz olduğu, sabit bir geliri olmadığı gerekçesiyle davacının tedbir nafakası talebinin reddine, davacı anne yanında yaşayan müşterek çocuk Mihriban için aylık takdiren 100 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.nun 197/2.maddesine göre, birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hakim, eşlerden birinin istemi üzerine birinin diğerine yapacağı parasal katkıya, konut ve eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır. Aynı kanunun 186/3.maddesinde ise, eşler birliğin giderlerine güçleri oranında emek ve malvarlıkları ile katılırlar.
Davacının ayrı yaşamakta haklı olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yukarda açıklanan ilke ve esaslar gözetilerek, TMK’nun 4.maddesindeki hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak ayrı yaşamakta haklı olduğu anlaşılan davacı kadın için de uygun bir tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, davacı yönünden yazılı gerekçe ile davanın reddi şeklinde hüküm bozmayı gerektirir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/988, K. 2010/1557, 8 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama