KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/10081 E., 2011/14883 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2011
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili; tarafların ... 1. AHM.nin 1995/802 -1996/197 karar sayılı ilam ile boşandıklarını, davacı lehine 8000,00 lira yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, son olarak ... 3. Aile mahkemesinin 2003/606-2004/991 karar sayılı ilamı ile 150 TL ye çıkarıldığını, paranın alım gücünün düştüğünü, davalının mali durumunun çok iyi olduğunu, kendisine ait arazisi ve emekli maaşının bulunduğunu, nafakanın artırılarak 500 TL çıkarılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davayı kabul etmediklerini, bahsedilen arsa ve tarlanın değerinin olmadığını ekim ve dikim yapılmadığını, davalının aylık gelirinin 200 TL olduğunu, eskiye nazaran mali durumunun daha kötü olduğunu bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile dava tarihinden itibaren aylık 300 TL yoksulluk nafakasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK.mad.176/lV hükmüne göre: “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.”
Yukarıda sözü edilen yasal düzenlemelere göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.
Somut olayda; ülkede yaşanan enflasyon dışında nafakaya etki eden olgulardan bahsedilmeden yüksek nafakaya hükmedilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; davacının babasının vefatı nedeniyle yetim maaşı almaya hak kazanıp kazanmadığı da ilgili kurumdan araştırılarak, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE 12 aylık ortalama artış oranı nazara alınmak suretiyle, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bir miktara hükmetmekten ibarettir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/10081, K. 2011/14883, 6 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama