KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/11444 E., 2011/17776 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2011
Karar Metni
392 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 3.200 TL borçlu olmadığının tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dilekçesinde; davalı alacaklının, ... 2.......
Müdürlüğünün 2005/557 Esas sayılı dosyası ile borçlu ......aleyhinde ...... takibi yaptığını; takibin kesinleşmesi üzerine, borçlunun kendisinde alacağı olduğundan bahisle 1.haciz ihbarnamesi gönderildiğini; ancak, haciz ihbarnamesinin kendi adresine değil de borçlunun adresine gönderildiğini, tebligat yapılan bu adresle hiçbir bağlantısının olmadığını, kendisinin ......'da değil ...-......'da ikamet ettiğini; hal böyle iken, ikinci haciz ihbarnamesinin de aynı adrese gönderilerek, bu takip sebebiyle borçlunun kendisinde borç miktarı kadar alacağı varsayılarak, bu alacak nedeniyle ...
İli ...... İlçesinde bulunan gayrimenkullerine haciz konulduğunu; taşınmazına haciz konulduğunu tapuda 29.12.2010 tarihinde başka bir işlem için gittiğinde öğrendiğini, yapılan haczin iptali gerektiğini iddia ederek; kendisinin borçlu ......'e ve alacaklı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, duruşmaya katılmamış, bir cevapda vermemiştir.
Mahkemece; "davacı, mahkememize sunduğu dilekçe ile borçlu ......'e borçlu olmadığının tespiti ile haczin kaldırılmasını talep etmiş ise de; İİK.'nun 89.maddesi uyarınca 2.haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren hak düşürücü sürede menfi tespit davası açılmadığı gibi davacı yanca ...... Hukuk Mahkemesine tebligatın iptaline ilişkin davada açılmadığı bildirildiğinden davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle" davacının davasının reddine, dava konusu asıl alacağın %40'ı oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Davada, davacı; haciz ihbarnamelerinin usulsüz olarak tebliğ edilerek kesinleştirildiğini; oysa, takibe konu dosyanın borçlusuna senetli, senetsiz hiç bir borcunun bulunmadığını, yapılan haczin haksız olduğunu ileri sürerek, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Bir davada, maddi olayları açıklamak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapıp, kanun maddelerini bulup uygulamak hakime ait bir görevdir.
Mahkemece, dava; İİK.'nun 89.maddesine dayalı menfi tespit davası olarak nitelendirilmiş, bu çerçevede inceleme ve araştırma yapılarak hüküm tesis edilmiştir. Oysa, dava dilekçesi içeriği ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, dava; İİK.'nun 89.maddesine dayalı bir menfi tespit davası olmayıp, genel hükümlere göre açılmış, borçlu bulunmadığının tespitine ilişkindir. Bu çerçevede, bir inceleme ve araştırma yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/11444, K. 2011/17776, 15 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama