KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/11933 E., 2011/18096 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davada, iştirak ve yoksulluk nafakalarının artırılması istenilmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, süresinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tebligat Kanununun 21.maddesine göre; kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiç biri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut "zabıta amir veya memuruna" imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.
Tebligat Tüzüğünün 28. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca da; muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun, adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir.
Somut olayda, dava dilekçesinin davalıya Tebligat Kanununun 21.maddesi gereğince tebliğ edildiği ve yargılamanın davalının yokluğunda yapılıp sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır. Davalıya dava dilekçesinin tebliği için çıkartılan davetiye parçasının incelenmesinde; muhatabın, tevziat saatlerinde bulunmama sebebinin yazılmadığı anlaşılmaktadır.
Tebligat Kanununun 21. ve Tüzüğün 28.maddesinde öngörülen şartlar yerine getirilmedikçe bu madde uyarınca yapılan tebligat geçerli sayılamaz.
O halde, davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/11933, K. 2011/18096, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama