KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/14292 E., 2011/19295 K.·Mahkemesi:tüketici Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2011
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 2.000 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile 2.000 TL manevi 1.00 TL maddi tazminatın, faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 25.10.2006 vadeli 2.000 TL bedelli senet nedeniyle borçlu olmadığının tespiti maddi ve manevi tazminat talebinin reddi cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, eser sözleşmesi nedeniyle 2.000 TL borçlu olmadığının tespiti ile 100 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın tahsili istenilmiştir.
Tüketici Mahkemesince; maddi ve manevi tazminat isteminin reddi, menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmiştir.4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun 3/e maddesinde tüketici, “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Bu tanımlamaya göre yasa, hazır bir mal veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında kullanan veya tüketen kişiyi korumaktadır.
Başka bir deyişle yasa kapsamına, dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkileri olağan tüketim işleri alınmıştır. Aksi bir yorumun kabulü, üst düzey teknoloji ile gerçekleştirilen eser sözleşmesi ilişkilerinin dahi 4077 sayılı Kanun kapsamında kalmasını ve bunlardan kaynaklanan uyuşmazlıklara da Tüketici Mahkemelerinde bakılmasını gerektirir ki, bunun yasanın amacına aykırı olduğu açıktır.
Buna göre,istisna sözleşmesinden doğan ilişkilere de 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması hukuken olanaklı değildir.
Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.02.2003 gün ve 2003/15-127 E.-2003/102 K.sayılı kararında da bu husus belirtilmiştir.Somut olayda, taraflar arasındaki hukuki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından davada Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle, mahkemece görevsizlik kararı yerine esas hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/14292, K. 2011/19295, 1 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama