KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/15423 E., 2011/20320 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 1740 TL 'lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, davacıya ait aracın müvekkili olan davacı tarafından tamir edildiğini, ancak bedelini tahsil edemediklerini, bedelin tashihi amacı ile davalı aleyhine icra takibi yaptıklarını, davalının da bu takibe itirazda bulunduğunu beyan ederek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, davanın husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir.
Bir alacak davasında,davalı olma sıfatı (pasif husumet) o alacağın gerçek borçlusuna aittir. Alacak davası, o alacağın borçlusundan başka bir üçüncü kişiye karşı açılırsa, davalının davalı sıfatına sahip olmadığından (sıfat yokluğundan ,husumetten) dolayı reddedilir.Bir kişinin belli bir davada, gerçekten davacı veya davalı sıfatına sahip olup olmadığı hususu, usul hukuku sorunu olmayıp, dava konusu hakkın özüne ilişkin bir maddi hukuk sorunudur.
Bu nedenle de, taraflardan birinin taraf sıfatına sahip olmaması halinde dava usulden değil esastan reddedilir ve bu karar o davadaki taraflar arasında maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.Mahkemenin, sıfat (husumet) yokluğunu kendiliğinden gözetmesi gerekir.Somut olayda, alacağın tahsiline yönelik icra takibi ile, bu takibe yönelik itirazın iptali için açılan dava , limitet şirket aleyhine yapılmış ve açılmış, şirket temsilcisi olarak ta, şirket müdürü ... gösterilmiştir.Öyle ise mahkemece, aynı limitet şirket hakkında hem takip yapıldığı, hem de davanın açıldığı hususu gözetilerek,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/15423, K. 2011/20320, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama