KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/15602 E., 2011/20299 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2011
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde davacı ve müşterek çocuk için 400'er Tl'den toplam 800 TL nafakaya hükmedilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; boşanma davası sırasında davacı ve çocuk lehine sadece tedbir nafakasına hükmedildiği, bunun dışında davacının herhangi bir nafaka talebinin olmadığı, mahkemece de nafakaya hükmedilmediği, verilen boşanma kararının 26.05.2006 da kesinleştiği, bu tarihten itibaren bir yıldan fazla sürenin geçtiği, bu nedenle davacının kendi adına nafaka istemesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle yoksulluk nafakası bakımından davanın reddine, iştirak nafakası yönünden ise davanın kısmen kabulüyle 375 TL nafakanın davalıdan tahsiline karar verilmiş,
hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dava dilekçesinde boşanma davası sırasında hükmedilen tedbir nafakasının artırılmasına karar verilmesi istenilmiş ise de ; boşanma davasının fer'i niteliğinde olan tedbir nafakası boşanma kararının kesinleşmesi ile sona erdiğinden davadaki istem boşanmanın kesinleşmesinden sonraki yoksulluk ve iştirak nafakası talebi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
TMK.nun 178.maddesinde "evliliğin boşanma sebebi ile sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zaman aşımına uğrar" hükmü bulunmaktadır. Hükümde bahsi geçen süre hak düşümü süresi olmayıp, süresi içerisinde davalı tarafça ileri sürülmesi gereken def'i mahiyetindeki zamanaşımı süresidir.
Bu nedenle davalının herhangi bir zamanaşımı def'i bulunmadığı halde mahkemece re'sen dikkate alınarak yoksulluk nafakası isteminin süre yönünden reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/15602, K. 2011/20299, 12 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama