KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/158 E., 2011/9331 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2011
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 10.500.00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemenin 2010/124 Esas sayılı dosyası da iş bu dosya ile birleştirilmiştir. Mahkemece davacının ...'a yönelik davasının reddine; davalı ...'ye yönelik davasının ise kısmen kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde Davalı vek.Av.... geldi. Davacı vek.Av.... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesi ile; davacının hissedar bulunduğu taşınmazı, davalının haksız işgal ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla, 03.02.2005-04.02.2010 tarihleri arası için toplam 10.500 TL ecrimisilin işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı, birleşen mahkemenin 2010/124 Esas sayılı dava dosyasında da; davalı ...'den işgal ettiği 1 nolu parsel için aynı dönemle ilgili olarak, fazlaya ilişkin hak saklı kalmak kaydıyla, 11.900 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalılar vekili dilekçesinde, müvekkillerinin, davacının payına tecavüzlerinin bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; "Davalı ...'ın dava konusu taşınmazda paydaş olduğu ve hissesinin bulunduğu, bu taşınmazın bir bölümünü mülkiyet hakkına dayalı olarak kullandığı, ayrıca davacılarında aynı taşınmazda paylarına karşılık gelen bir kısım yeri kullandıkları anlaşıldığından; açılan önceki dönemlerle ilgili verilen kararlarda kesinleşmiş olduğundan, davacının ... ile ilgili açmış olduğu davanın reddine; davalı ... yönünden ise, bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin bütün, davalı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, davalı ... dava konusu taşınmazda hissedar bulunmaktadır. Taşınmaz üzerinde hissesinden fazla ne kadar yeri haksız kullandığı tam olarak saptanmamıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalı ...'nin fazladan kullandığı yerin 21.750 m2 olduğu belirtilip, bu miktara göre ecrimisil hesabı yapılmıştır.
Oysa, davacının murisi ile davalı arasında görülüp kesinleşen Salihli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/152 Esas sayılı dava dosyasında; davalının fazladan kullandığı yerin 20.416 m2 olduğu saptanıp, bu miktar üzerinden ecrimisil hesap edilmiş, hüküm kesinleşmiştir.
O halde, öncelikle davalının; taşınmazda hissesinden fazla yer kullanıp kullanmadığı ve miktarı sağlıklı olarak araştırılıp saptanmalı; bundan sonra, davacının da taşınmazda hissedar olduğu gözetilerek, hissesine düşen ecrimisil miktarı hesaplattırılıp hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de; 2005 yılı için davacının talebi 1900 TL olup (talep aşılmak suretiyle) 2.392.50 TL'nin hüküm altına alınmış olması dadoğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/158, K. 2011/9331, 31 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama