KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/16211 E., 2011/13973 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2011
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı dava dilekçesinde, davalının kendisini dövmesi nedeniyle Aile Mahkemesince 1 yıl ayrılık kararı verildiğini, bu sürenin geçmesine rağmen davalı ile biraraya gelemediklerini, davalının annesinin evinde oturmaya devam edip halen ayrı yaşadıklarını, kendisinin çalışmadığını, paraya ihtiyacı olduğunu belirterek 500 TL tedbir nafakasının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı savunmasında talep olunan nafaka miktarının fahiş olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; daha evvel verilen 1 yıl ayrılık süresinin sona ermesine rağmen fiili ayrılıklarının devam ettiğini, bu süre içinde davalının kusurlu davranışının bulunduğu ispatlanamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Taraflar evli olup, daha evvel davalının davacıyı dövmesi nedeniyle mahkemece 1 yıl ayrılık kararı verildiği ve bu karar ile 250 TL tedbir nafakasına hükmedildiği, 1 yılın sona ermesi ile tedbir nafakasının da sona erdiği anlaşılmaktadır.
Dava, TMK.'nun 197 vd. Maddeleri gereğince tedbir rafakası talebine ilişkindir.
TMK.'nun 197/1 madddesinde "Eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir." hükmü getirilmiştir.
Davalının halen annesi ile aynı evde oturup, davacı ile bir araya gelmek için müstakil bir ev tutup davacıyı çağırmadığı iddia edildiğine göre, mahkemece; bu konuda taraflardan delilleri sorularak, davacının ayrı yaşamada haklı olup olmadığı araştırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/16211, K. 2011/13973, 27 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama