KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/17356 E., 2012/902 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2012
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, müşterek çocuk için aylık 670 TL olan iştirak nafakasının, geçen zamanda küçüğün ihtiyaçlarının artması nedeniyle artırılarak; 800 TL'ye çıkartılması talep edilmiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.Mahkemece; "... davacının daha önce açtığı nafaka artırım davasının 11.03.2010 tarihinde karara çıktığı ve küçük için belirlenen 635,00 TL nafakanın aylık 670,00 TL'ye çıkartıldığı, bu dava tarihinde küçüğün okulundan burs almadığı; ancak, mahkememize açılan dava sırasında aylık 315,00 TL'lik burs aldığı, davalının maaşında ise aylık 366,00 TL'lik artış olduğu; tarafların ekonomik ve sosyal durumu, hakkaniyet ilkesi gözönüne alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Gerekçesiyle" davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.İştirak nafakası; çocuğun yaşı, eğitim durumu, günün ekonomik koşulları ile genel ihtiyaçlar ve ana-babanın mali durumlarına göre takdir edilir. Ayrıca, nafakanın takdirinde birlik devam ederken çocuğun alıştığı yaşama şekli de dikkate alınır.Somut olayda, küçüğün fen lisesinde okuduğu ve üniversiteye hazırlandığı (dershaneye gittiği) anlaşılmaktadır.
Davacı annenin ise, ev hanımı olduğu bir gelirinin olmadığı saptanmıştır. Mahkemece, küçüğün aylık 315 TL burs aldığı belirtilerek, nafaka miktarının artırılması talebi reddedilmiş ise de; küçüğün aldığı 315 TL'nin 3 aylık burs miktarı olduğu okul müdürlüğü yazısında belirtilmiş bulunmaktadır.
Mahkemece delillerin takdirinde hataya düşüldüğü gibi, paranın alım gücündeki düşüş ve çocuğun artan ihtiyaçları da gözetilmemiştir.O halde, küçüğün artan ihtiyaçları ve davalının gelir durumu gözetilerek, uygun bir miktarda( en azından endekş oranında ) nafaka miktarı artırılmalıdır.Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/17356, K. 2012/902, 17 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama