KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/1773 E., 2011/5921 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Nisan 2011
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 4.636,80 TL için yapılan ilamsız icra takibine vaki haksız itirazın iptali takibin devamı %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kesin süre nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava, Borçlar Kanununun 486 ve devamı maddelerinde düzenlenen kefilin ödediği miktar kadar asıl borçluya rücuu istemine ilişkindir.
Mahkemece, davacı vekiline verilen kesin süreye rağmen müzekkere masraflarının yatırılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflarca hazırlama ilkesinin uygulandığı davalarda deliller kural olarak taraflarca gösterilir.
HUMK'nın 163. maddesinde, "Kanunun tayin ettiği müddetler katidir. Bu müddetlerde yapılması lazım olan muamele yapılmazsa o hak sakıt olur. Hakim tayin ettiği müddetin kati olduğuna da karar verebilir. Aksi takdirde tayin olunan müddeti geçirmiş olan taraf yenisini isteyebilir. Bu suretle verilecek müddet katidir. Bir daha verilemez" hükmüne yer verilmiştir.
Ne var ki dava konusu alacak isteminin reddi kararında, mahkemece, davacı yanın verilen kesin süreye rağmen müzekkere masraflarının yatırılmaması gerekçe olarak gösterilmiş ise de bu sürenin veriliş biçiminin, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 163. maddesi anlamında sonuç doğuracak nitelikte olmadığı açıktır. Hukuk Genel Kurulu'nun 01.05.2002 T. 2002/20-393 E., 2002/337 K.. 12.06.2002 T. 2002/2- 473 E. 2002/483 K.. 07.05.2003 T. 2003/11-319 E., 2003/335 K.. 06.10.2004 T.
2004/9-512 E. 2004/464 K. sayılı ilamlarında da açıkça vurgulandığı üzere; mahkemelerin gerek maddi hukuka ve gerekse usul hukukuna ilişkin hak düşürücü ara kararlarının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması ve sonuçlarının sıfatı ne olursa olsun ilgilisine bildirilmesi zorunludur. Mahkeme, bu gereğe uygun olmayan ve dava hakkını kısıtlar biçimde davacı yan istemlerini reddetmekle, açıklanan yasal düzenleme ile yerleşik ilke ve kurallara aykırı karar vermiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/1773, K. 2011/5921, 11 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama