KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/1777 E., 2011/6518 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Dava dilekçesinde; yanlar arasındaki 08.05.2008 tarihli tellaliye sözleşmesi uyarınca davalının ödemesi gereken 5.100 TL komisyon ücretini ödemediği ileri sürülerek, tahsili için yapılan takibe itirazın iptaliyle %40 tazminatın tahsiline karar verilmesi istenilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ancak, dosyada mevcut sözleşmenin 2 ay süreli olduğu, bu süre içerisinde davacı komisyoncunun taşınmaz için alıcı bulamadığı, davalının süre bitiminden 15 gün önce sözleşmenin yenilenmeyeceğini yazılı olarak bildirmemesi nedeniyle sözleşmenin aynı şartlarla 2 ay daha uzadığı sabit ise de; uzayan bu süre içerisinde davacının sözleşmede yazılı edimini tam olarak yerine getirdiği ispat edilememiştir. Kısmi hizmetine karşılık talep edilen komisyon ücreti fahiştir. Davacının yenilenen bu süre içerisinde ancak yaptığı kısmi hizmetine karşılık gelebilecek bir ücreti talep edebileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi yanlıştır.
Öte yandan; sözleşmenin 3/D maddesi uyarınca icra takibinde aylık %10, yıllık %120 oranında hesabedilerek faize göre alacağın tahsili istenilmiş ise de; Türk Medeni Kanununun 2.maddesi uyarınca herkes haklarını kullanırken ya da borçlarını yerine getirirken objektif iyiniyet kurallarına uymakla yükümlüdür. Sözleşme hükmü de olsa aylık %10 gecikme faizi fahiş olup, davacı için haksız kazanç sağlayacak niteliktedir. Bu nedenle faiz oranının yasal faiz oranı olarak belirlenmesi gerekirken bu şekilde karar verilmemiş olması ve yasal koşulları oluşmadığı halde %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/1777, K. 2011/6518, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama