KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/18390 E., 2012/1390 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk(aile) Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
Karar Metni
237 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı (birleşen davalı) tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, 2001 yılında 15,00 TL olarak hükmedilen yoksulluk nafakasının 150,00 TL olarak belirlenmesi istenilmiş, birleşen dava dilekçesinde ise yoksulluk nafakasının kaldırılması talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, asıl davanın reddine; birleşen davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı (birleşen davalı) tarafından temyiz edilmiştir.Toplanan delillerden davacıya miras yolu ile bir kısım taşınmazların paylı olarak intikal ettiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, bilirkişi raporu ile taşınmazların değeri ve geliri saptanmak suretiyle yoksulluğu ortadan kaldırır kabul edilerek sonuca gidilmiş ise de; bu taşınmazlar boşanma davası sırasında incelenmiş ve yoksulluğu ortadan kaldırmayacağı kabul edilerek yoksulluk nafakasına hükmedilmiştir.Somut olayda, taşınmazlar ve geliri üzerinde kadının 3/28 pay sahibi olduğu,
yine bu hissenin davacıyı yoksulluktan kurtarmayacağı gözetilmeksizin nafakanın kaldırılması cihetine gidilmesi yerleşik Yargıtay İçtihatlarına aykırıdır.O halde mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre ve TÜİK tarafından belirlenen ÜFE oranına göre yoksulluk nafakasının artırılmasına karar verilmesi gerekirken itibar edilmeyen gerekçeler ile birleşen davada yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/18390, K. 2012/1390, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama