KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/19208 E., 2012/1367 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2012
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 100.000,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde taraflar ve vekilleri gelmediler. Evrak üzerinde inceleme yapılarak işin karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacılar vekili dilekçesi ile; müvekkilinin 1/3 hissesine düşen 1700 dönüm miktarındaki taşınmazın davalılar tarafından haksız işgal edilmesi nedeniyle; 100 000,00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu doğrultusunda, 74 000,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, hükme esas alınan zirai ve teknik bilirkişi raporları bu davada uyuşmazlığı çözecek nitelikte somut ve bilimsel verileri içermemekte, Yargıtay denetimine elverişle bulunmamaktadır.
Oysa bilirkişi raporu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 281.(HMK.nun 279) maddesine göre; bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir.
Ancak bu şekilde hazırlanmış bir raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak olabilir.Somut olayda, mahkemece; mahallinde yeniden keşif yapılarak taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu Tarım İl Müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin yıllara göre birim fiyatlarının ve dekara verim değerlerinin de celbedilerek; bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı, davacı hissesinin her sene ne miktarının ekildiği açıkça saptanarak; bundan sonra, somut verilere dayalı, gerekçeli ve denetime uygun bilirkişi raporu alınmalıdır.
Mahkemece, yargılamanın başından itibaren aynı bilirkişiden birbiri ile tutarsız raporlar alınarak eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/19208, K. 2012/1367, 23 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama