KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/19703 E., 2012/2550 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2012
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde miras hisseleri oranında tenkise karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, murisin tarafların annesi olduğunu ve el yazılı bir vasiyetname düzenlediğini, ancak vasiyetnamenin şekil şartlarına uygun olmadığını beyan ederek, vasiyetnamenin iptaline, olmadığı takdirde, miras hissesi oranında tenkise karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, Medeni Kanunun 538.maddesi gereğince el yazılı vasiyetnamenin şekil şartlarından olan murisin imzasının bulunmadığı,
bu nedenle de vasiyetnamenin geçerli olmadığı gerekçesi ile iptaline karar verilmiş,bu karar davalı tarafından, vasiyetnamenin şekil şartını haiz olduğu, murisin imza olarak kendi ismini kullandığı gerekçesi ile temyiz edilmiştir.Medeni Kanun’un 538.maddesi gereğince “El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek başından sonuna kadar miras bırakanın el yazısı ile yazılmış ve imzalanmış olması zorunludur.”Somut olayda, dava konusu el yazılı vasiyetnamenin incelenmesinden, vasiyetnamenin altında sadece murisin isminin yazılı olduğu,
ayrıca bir imzanın bulunmadığı görülmüştür.Ancak,davalı taraf, murisin imza olarak ismini kullandığını iddia etmektedir.Öyle ise mahkemece, murisin uygulamaya esas olabilecek ve çeşitli vesileler ile imzaladığı belgeler getirtilerek, murisin imza olarak, kendi ismini kullanıp kullanmadığının saptanmasından sonra, eğer muris ismini imza olarak kullanıyor ise, vasiyetname geçerli kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/19703, K. 2012/2550, 7 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama