KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/19812 E., 2012/2426 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
Karar Metni
245 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; tarafların boşandıkları, 2002 doğumlu müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verildiği, davacının herhangi bir işi ve gelirinin bulunmadığı, boşanma davası sırasında ise küçük için nafaka talebinde bulunulmadığı ileri sürülerek, küçüğün ihtiyaçları için aylık 500 TL nafakaya hükmedilmesi istenilmiştir.
Mahkemece; davacının boşanma davası sırasında küçük için nafaka telep etmediği, boşanma davasının kesinleşmesiyle bu dava tarihi arasında dört ay gibi bir sürenin geçtiği, bu süre içerisinde davacının ekonomik durumunda bir değişikliğin olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 182/2.maddesinde, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve giderlerine gücü oranında katılma zorunluluğu düzenlenmiştir.
Velayet hakkı kendisine verilen eşin, boşanma davası sırasında iştirak nafakası talep etmemesi sonradan nafaka talep etmesine engel olmadığı gibi, dosyada mevcut ...
3.Aile Mahkemesinin 2010/1210 E-2011/42 K. sayılı boşanmaya ilişkin dava dosyası içeriğinden davacının iştirak nafakasına ilişkin talep hakkını saklı tuttuğu anlaşılmaktadır.O halde, mahkemece taraf delilleri toplanılıp, TMK 182.maddesi uyarınca uygun bir miktarda iştirak nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz,
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/19812, K. 2012/2426, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama