KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/20262 E., 2012/2823 K.·Mahkemesi:sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2012
Karar Metni
373 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 6.429,78 TL bedelli alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatını istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; davacının; kefil sıfatıyla davalıya ait borcu ödemek zorunda kaldığını, ödenenin davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini beyan ederek; itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, dava konusu alacağın varlığı konusunda davacının davalıya yemin teklif ettiği, davalının davacıya borcunun bulunmadığı husunda yemin ettiği, davacının alacağını kanıtlayamadığı gerekçesi ile davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, kefillik nedeni ile ödenen paranın rücu yoluyla tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemidir.Medeni Kanunun 6. maddesine göre;
taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.Somut olayda, davacı, davalının bankaya olan borcunu kefil sıfatı ile ödediğini iddia etmiş ve bu iddiasını dosyaya ibraz ettiği banka kredi sözleşmesi ve ödeme makbuzları ile ispat etmiştir.
Davalı ise bankadan çektiği kredinin 4 taksidini ödediğini, hastahaneye yatınca işvereni olan davacının kendisini işten çıkardığını, kredi borcunu davacının ödediğini ve bu ödemenin kendisinin davacıdan olan iş alacağına mahsup edileceği hususunda aralarında anlaşma olduğunu savunmuştur.
Davacı, ödeme iddiasını dosyadaki belgelerle ve davalının ikrarı ile ispatlamıştır. Davalı, ödemenin davacıdan iş alacağına mahsup edileceğini ileri sürmüş, ispat yükü yer değiştirerek davalıya geçmiştir. İspat yükü kendisinde bulunan davalının eda ettiği yemin sonuç doğurmaz. Bu nedenle ispat yükü ters çevrilerek yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.Kaldı ki; yeminin eda edilmesinden önce durumun önemi ve yalan yere yeminin sonuçları hakkında davalı uyarılmamış, yeminden sonra da davalının bu ifadesinde sebat edip etmediği sorulmamıştır. Bu şartlarda, davalının yemini geçerli değildir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/20262, K. 2012/2823, 8 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama