KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/20887 E., 2012/3370 K.·Mahkemesi:aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2012
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacının yoksulluk içinde bulunduğunu beyan ederek 800 TL iştirak nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, davanın kabulü ile aylık 800 TL nafakaya hükmedilmiştir.Medeni Kanunun 175.maddesi gereğince “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru daha fazla olmamak koşulu ile diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir."
Somut olayda, taraflar arasında boşanma davası görülmüş, mahkece tarafların boşanmalarına karar verilmiş, bu davada talep olmadığı için yoksulluk nafakasına karar verilmemiş, ancak boşanma davasının kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıl içinde, davacı kadın bu davayı açarak, yoksulluk nafakası talebinde bulunmuştur.Tüm bu açıklamalar ışığında, davacı kadının davayı açmakta haklı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Ancak, yapılan ekonomik durum araştırması neticesinde, davacı kadının ev hanımı olup, oğlunun ve yakınlarının yardımları ile geçindiği, davalı erkeğin ise emekli olup 900 TL.emekli maaşı olduğu, 350 TL kira ödediği, 2 ev, bir dükkan ve arsasının bulunduğu görülmüştür.Nafakanın tayin takdirinde, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle de davalının ödeme gücünün dikkate alınması gerekir.
Somut olayda mahkeme, gerekçesinde davalının bir takım gayrimenkullerinin bulunduğu hususuna dayanarak, yüksek oranda nafakaya hükmetmiştir.
Bir kimsenin gayrimenkullerinin bulunması, yüksek miktarda nafaka ödeyebilecek gücünün olduğunu göstermeyip, mali gücünün varlığı belirlenmelidir.Öyle ise mahkemece, tarafların, özellikle de, davalı kocanın ekonomik ve sosyal durumunun daha ayrıntılı bir şekilde araştırılarak, ulaşılacak sonuca göre, ekonomik durumuna ve hakkaniyete uygun bir nafakaya karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile fahiş oranda nafakaya karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/20887, K. 2012/3370, 14 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama