KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/21362 E., 2012/9034 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2012
Karar Metni
405 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde 20.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, dava konusu taşınmazı kadastro geçmeden önce satın aldığını, davalıların ise taşınmazın tapusu oluştuktan sonra 13.01.1994 tarihinde satın aldıklarını, yapılan ölçüm sonucunda davacının kullandığı yerin davalıların taşınmazının içinde olduğunun belirlenmesi üzerine taraflar arasında yapılan 04.08.1994 tarihli sözleşme ile davacının kullandığı yerin tapusunun davacı adına tescil edileceğini vaat ettiklerini, bu mümkün olmadığı takdirde taşınmazın üzerine yapılan ev,
teraslama ve tesviye bedelini karşılayacaklarını vaat ettiklerini, açılan tapu iptal ve tescil davasının sözleşmenin resmi nitelikte yapılmaması nedeniyle reddedildiğini, davalıların kendisi hakkında ecrimisil ve men'i müdahale davası açması ile taşınmazı terk ettiğinden yapmış olduğu teraslama ve tesviye bedeli olan 20.000,00 TL'nin tahsilini istemiştir.Bilirkişi raporu ile tesviye bedelinin daha fazla olduğunun belirlenmesi üzerine davacı, 29.09.2010 tarihli dilekçesiyle davasını 40.642,00 TL olarak ıslah etmiştir.Davalılar,
davacının evi ve teraslamayı taşınmazı satın almadan önce yaptığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, davacının iyi niyetli olduğu kabul edilerek teraslama ve tesviye bedeli 40.642.00 TL'nin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.Tarafların aralarında yapmış oldukları 04.08.1994 tarihli sözleşmeye göre 4867 m2 lik yerin tapusunu vermeyi, bu mümkün olmadığı takdirde tesviye bedelinin ödeneceği taahhüt edilmiştir.
Yapılan keşif sonucunda davacının 4936,71 m2 yeri tesviye ettiği belirlenmiş ve buranın tesviye bedeli olan 40.642,00 TL hüküm altına alınmıştır.Kadastro bilirkişisi ...'in 23.12.2009 tarihli bilirkişi raporunun ekinde bulunan krokiye göre kırmızı ile taralı gösterilen yerin orman dışına çıkarılan 2 B' lik alan olduğu, yeşil ile taralı olarak gösterilen yerin ise orman arazisi olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, tesviye edildiği belirlenen 4936,71 m2 lik yer içinden hazine adına tescil edilen 2 B'lik alan ile orman olarak gösterilen alanın belirlenerek bu miktardan düşülmesi gerekmektedir.
Belirtilen yerler düşüldükten sonra çıkan alanın tarafların sözleşme ile belirledikleri 4867 m2'den fazla bulunması halinde sadece 4867 m2 yer için, eğer bu miktarın daha az belirlenmesi halinde ise bu miktar için tesviye bedelinin alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre hüküm altına alınması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/21362, K. 2012/9034, 4 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama