KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/21612 E., 2012/684 K.·Mahkemesi:asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ocak 2012
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm dairemizin 31/03/2011 tarih 2011/2220 E. -2011/5245 K. Sayılı ilamı ile yargılama giderinin miktarı yönünden düzeltilerek onanması suretiyle kesinleşmiştir.
Anılan ilamın infazı sırasında oluşan tereddüt nedeniyle icra müdürlüğü tarafından işlemin nereden ve ne şekilde yapılacağı ile ilgili tavzih kararı getirilmesi gerektiğine yönelik muhtıranın tebliği üzerine davacı vekili tarafından hükmün tavzihi istenilmiş, mahkemece, tavzih isteminin kabulüne ve hükmün 2.maddesindeki ifadelerin çıkartılarak yerine; ... ili ... ilçesi ... Köyünde davacı ...'a ait alabalık tesisine ... çayından akan suya davalı ... Elektrik Üretim Ltd.
Şti. tarafından olan müdahalenin men'ine isale hattından 150 lt/s suyun davacıya ait alabalık tesisine bırakılmasına" ifadeleri eklenmiş olup tavzih kararının taraflara tebliği üzerine davalı vekili tarafından tavzih kararının kaldırılması talebi mahkemece 20/10/2011 tarihli ek karar ile reddedilmiş olup, bu red kararı davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, suya vaki müdahalenin önlenilmesi istenilmiş, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin hükmünün infazı sırasında tereddüt oluşması nedeniyle, davacı tarafın talebi üzerine mahkemece, tavzih kararı verilmek suretiyle infazın "isale hattından" yapılması yönünde hüküm kurulmuş, davalı tarafından verilen tavzih kararı temyiz edilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 305. maddesinin birinci fıkrasında.
"Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir."Yine, aynı yasanın 306.maddesinde; "(1)Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir.
Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. (2) Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. (3) Mahkeme tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304.madde uyarınca işlem yapar.Şayet hüküm taraflara tebliğ edilmiş ise hâkim tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez.Somut olayda, ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.09.2010 tarih ve 2009/174-2010/428 sayılı kararının infazı için 01.10.2011 tarihinde mahalline gelen icra memuru "hükmün infazının nereden ve ne şekilde yapılacağının bildirilmesi için" taraflara muhtıra çıkartmış ve davacının talebi üzerine mahkemece 11.10.2011 tarihinde "suyun isale hattından verilmesine" ibaresi eklenmek suretiyle hüküm tavzih edilmiştir.Ancak, muhtıranın içeriğinden isale hattının tam altından saplama yapılması durumunda su kaçağına neden olacağının teknik elemanlarca bildirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece verilen tavzih kararı hükmün infazını sağlayacak nitelikte kabul edilemez. Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporu ise davacının tesisine yeterli su miktarını belirlemekle yetinmiş, suyun ne şekilde temin edileceğine yönelik bir saptama yapmamıştır.
Uyuşmazlığın giderilmesi için mahallinde jeolog-inşaat bilirkişiler ile inceleme yapılması ve davacının alabalık tesisine yeterli suyun alınacağı yerin belirlenmesi bu yapılırken de davacının ve davalının haklarının gözetilerek en az zarar ve masrafla infazı kabil bir hüküm oluşturulması gerekir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/21612, K. 2012/684, 16 Ocak 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama