KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/3160 E., 2011/5387 K.·Mahkemesi :aile Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Nisan 2011
Karar Metni
252 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak, tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği müşterek çoçuğun yaşı ihtiyaçları ve eğitim durumu davalının belirlenen gelir durumu nazara alındığında hükmolunan (artırılan) iştirak nafakası miktarı az olup, TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmamıştır.
Ayrıca TMK'nun 176/son, 330/son,365/5.maddesinde hükmolunan nafakanın gelecek yıllarda da artırımına ilişkin olarak getirilen bu madde gerekçelerinde de bahsedildiği gibi ekonomik yönden güçsüz olan nafaka alacaklıların her yıl dava açmak suretiyle emek ve masraf saflarının önüne geçilmek için getirilmiş bir hak olup, bu hak sadece nafaka alacaklılarına tanınmıştır. nafaka borçlularının böyle bir talep hakkı yoktur.
Buna görede davacı taraf (nafaka alacaklısı) somut olayda nafakanın gelecek yıllarda artırım talebinde bulunmamıştır. Sadece davalı nafaka borçlusu bu talepte bulunmuştur. Bu nedenlede nafakanın gelecek yıllarda da artırımına ilişkin hüküm kurulmuş olması da doğru görülmemiştir.
Ancak bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davacı tarafın bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. fıkrasındaki "...1.450 TL'ye..."rakamının çıkartılarak yerine "...1.650 TL'ye ..." rakamının yazılmasına ve yine hükmün 1.fıkrasındaki "... bu nafakanın gelecek yıllarda Türkiye İstatistik Kurumunca belirlenecek Üretici Fiyat
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/3160, K. 2011/5387, 4 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama