KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/373 E., 2011/4640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mart 2011
Karar Metni
503 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davac..., İnş.Mad.Tur.san.A.Ş. ile davalı ... Müd. aralarındaki taviz bedeli davasına dair Beyoğlu 1.Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 06.05.2010 günlü ve 2009/162 E.-2010/129 K.sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 09.11.2010 günlü ve 2010/14884 E.-2010/18488 K.sayılı ilama karşı davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, dava konusu Sultan ... Veli Vakfının gayri sahih vakıflardan olduğunu ve taviz bedeline tabi olmadığını ileri sürerek, ödedikleri 442.325,00 TL taviz bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini savunmuş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Davanın kabulüne ilişkin hüküm davalının temyizi üzerine dairemizin 09.11.2010 gün 2010/14884 E.- 2010/14488 K.sayılı kararı ile onanmış, davalı bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur. Dava konusu taşınmazların tapu kaydında "Sultan ... Veli Vakfı" şerhinin bulunduğu, davalının buna dayanarak davacıdan taviz bedeli aldığı uyuşmazlık konusu değildir.
5737 Sayılı Vakıflar Kanunu 27.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış ve aynı tarihte yürürlüğe girmiştir. Sözü edilen 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 18.maddesi hükmünce; miri arazilerden mukataalı hayrata tahsis edilmeyenler ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlar dışındaki icareteyn ve mukataalı vakıf şerhi bulunan gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde veya tasarrufundaki taşınmazlar taviz bedeline tabidir.
Yasanın 3.maddesinde yapılan tanıma göre de, Mukataalı vakıf: zemini vakfa üzerindeki yapı ve ağaçlar tasarruf edene ait olan ve kirası yıllık olarak alınan vakıf taşınmazlarını, icareteynli vakıf ise; değerine yakın peşin ücret ve ayrıca yıllık kira alınmak suretiyle süresiz olarak kiralanan vakıf taşınmazlarını ifade eder. Hal böyle olunca somut uyuşmazlığının çözümü için, kayda işlenen « Sultan ...
Vakfının » mukataalı veya icareteynli vakıf olup olmadığının veya miri arazilerde mukataalı hayrata tahsis edilmeyen ile aşar ve rüsumu vakfedilen taşınmazlardan bulunup bulunmadığının yöntemince araştırılması gerekir.
Mahkemece, bu yönde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de düzenlenen bilirkişi raporu hükme yeterli bulunmamaktadır. Vakfiye kapsamındaki her taşınmazın coğrafi konumu ve hukuki durumu aynı olamıyacağından bu taşınmazların kadim köy, kasaba ya da şehir içindeki mülk topraklar içinde olup olmadığının dosya üzerinde yapılan bilirkişi incelemesiyle ortaya çıkartılması ... olamaz.
Taşınmaza ait kök tapu kaydı ilk tesisinden itibaren tüm tedavülü ile getirtilmeli vakıf durumunu gösterir kayıtlar (vakfiye örneği) ve dayanılan diğer belgeler merciinden istenmeli ve Vakıflar Genel Müdürlüğünün bildirdiği kayda işlenmiş vakfın türü nazara alınmalı, bu konuda uzmanlığı bulunan üniversite öğretim üyeleri arasından yeni bir bilirkişi kurulu seçilerek, vakıf senedi, tapu kaydı ve tüm belgeler incelenip, varsa tarafların bu konudaki delil ve karşı delilleri de istenip toplandıktan sonra tümü birlikte değerlendirilerek,
keşifte yapılmak suretiyle anılan vakfın sahih vakıflardan olup olmadığı saptanmalı, sahih nitelikte ise, taviz bedeline tabi bulunduğu benimsenmeli, gayri sahih vakıflardan olduğunun tespiti halinde ise bu tür vakıfların taviz bedeline tabii bulunmadıkları gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmelidir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/373, K. 2011/4640, 22 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama