KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/3952 E., 2011/6569 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Nisan 2011
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava ve karşı dava dilekçesinde 5.000'er lira manevi tazminatın masraflarla birlikte karşı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen ve karşı davanın tümden kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı ve karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAYKARA RI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, asıl davaya yönelen tüm temyiz itirazları ile karşı davaya yönelen sair temyiz itirazları yerinde değildir. Karşı dava kişilik hakkına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.
Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/3952, K. 2011/6569, 18 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama