KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/4157 E., 2011/18374 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
Karar Metni
427 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 40.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden Davalı Vek.Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan Davacı ve vekili gelmedi. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Davacı vekili dilekçesi ile; tarafların kardeş olduğunu, dava konusu taşınmazın muristen intikal ettiğini ve iştirak halinde bulunduğunu, ortaklığın giderilmesi için dava açıldığını; oysa, tarla vasıflı taşınmaza davacı ve eşi tarafından yaklaşık 75 adet kiraz ağacı dikilip büyütüldüğünü ileri sürerek; 40.000 TL tutarında faydalı masraf alacağının faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ...... ise; dava konusu taşınmazdaki kirazları davacı ablalarının diktiğini belirterek, davayı kabul etmişlerdir.
Mahkemece; davanın kısmen kabulü ile, 15.000 TL faydalı masrafın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz taraflar arasında iştirak halinde olup, davacı; taşınmazla ilgili ortaklığın giderilmesi davası açılması nedeniyle, kendisi tarafından taşınmaz üzerine dikilen ...... bedelini, sebepsiz iktisap hükümlerine göre, davalı kerdeşlerinden talep etmektedir.
Sebepsiz zenginleşmede bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhinde çoğalması gerekir. Yani zenginleşme fakirleşmenin karşılığı olmalıdır. Başka bir anlatımla aralarında illiyet bağı bulunmalıdır. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tesbit edilmesi gerekir. Ekonomik yönden zenginleşmenin ve fakirleşmenin, taşınmazın şuyunun satış ücretiyle giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Davacının, dava açtığı tarihte ortaklığın giderilmesi davası sonuçlanmamış, dava konusu taşınmaz satılıp davacının elinden alınmamıştır. Diğer bir anlatımla bu aşamada sebepsiz zenginleşme oluşmamıştır.
Bu durumda, mahkemece; sebepsiz zenginleşme olgusu henüz gerçekleşmediğinden, davacının davasının temyiz eden davalı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, davayı kabul edenler yönünden hüküm ifade etmemek üzere, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/4157, K. 2011/18374, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama