KÜNYE
3. Hukuk Dairesi 2011/8229 E., 2011/13307 K.·Mahkemesi :sulh Hukuk Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2011
Karar Metni
229 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Dava dilekçesinde zararın tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
YARGITAY KARARI
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait taşınmaza davalı tarfından yol genişletme çalışmaları sırasında verdikleri zararın tesbitini talep etmiştir.
Davacı vekilinin dilekçesi, mahkeme kalemince değişik iş defterine değil, yanlışlıkla esas deftere kaydının yapıldığı, taleplerinin delil tesbiti niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece; davacı vekilinden değişik iş harcı alınmasına rağmen dilekçenin esas deftere kaydının yapılması nedeniyle davacının talebinin reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Delil tesbiti HUMK'nun 368-374.maddelerinde yer alan, esas davaya ilişkin delillerin vaktinden önce toplanıp emniyet altına alınması işleminden ibarettir. Delillerin tesbiti bir dava değildir. Tesbit davasının konusunu hukuki ilişkiler oluşturmasına rağmen delil tesbitinin konusunu maddi vakıalar oluşturur.
Davacının talebi delil tesbiti niteliğinde olmasına karşın mahkeme kalemince sehven esas deftere kaydedilmiş olması davanın delil tesbiti niteliğini değiştirmez.
Bu durumda, mahkemece; HUMK'nun 74.maddesi dikkate alınarak davanın delil tesbiti davası olarak ele alınarak deliller toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2011/8229, K. 2011/13307, 20 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama